SOSYAL PROGRAM

Kömür Madeni Ocağı:


1829 yılında taşkömürü bulunduğundan beri Zonguldak, Türkiye’nin en büyük kömür havzası konumundadır. Kdz. Ereğli ilçesinden Kastamonu ili Azdavay ilçesine kadar uzanan havzada Türkiye Taşkömürü Kurumu tarafından kömür çıkarma faaliyetleri Armutçuk, Kozlu, Üzülmez, Karadon ve Amasra sahalarında devam etmektedir. Kongre boyunca arzu eden katılımcılarımız Türkiye Taşkömürü Kurumu’na ait maden ocaklarını ziyaret edebileceklerdir. 


Maden Müzesi:


2016 yılında açılan Zonguldak Maden Müzesi, Zonguldak Merkez, Çınartepe Mahallesi’nde bulunmaktadır.  Müze binasının yanı sıra TTK İş Güvenliği ve Eğitim Daire Başkanlığı’na ait Eğitim Ocağı, Müze ve Eğitim Ocağı personeli tarafından kullanılan atölye ve işliklerin de olduğu bina ve alanın girişinde güvenlik kulübesi bulunmaktadır.

Bahçe kısmen teşhir alanı olarak kullanılmıştır. Ayrıca Zonguldak Limanında bulunan Maden Şehitleri Anıtının müze bahçesine taşınma işlemleri devam etmektedir.

Müze Binası fuaye, teşhir salonları, toplantı salonu, depolar ve idari birim odalarından oluşmaktadır. Fuaye alanında Kömür- Şehir İlişkisi ele alınmıştır. Tanıtım odasında 10 dakikalık Zonguldak tanıtımından sonra salonuna alınan ziyaretçilere, Zonguldak’ta kömürcülük hakkında tarihi ve teknik bilgiler verilmektedir. 
İkinci kat vitrinlerinde iş güvenliği, topoğrafya, sağlık, sosyal bakım ile ilgili malzemeler ve eğitim kitapları sergilenmektedir. Üçüncü kat kömürün kok türevleri, fosiller ve kömürün oluşumu anlatılmaktadır.

İlgi duyan kongre katılımcıları ile birlikte 6 Ekim Cumartesi sabahı Zonguldak Maden Müzesi ziyaret edilecektir.

Daha fazla bilgi için tıklayınız 



Filyos Beldesi:


Filyos Nehri'nin Karadeniz' e döküldüğü alanda kurulu Filyos antik kenti, önceleri Billaius adıyla biliniyordu. Bu ad, “Su geçidi olan yer” anlamına gelen Pailaios sözcüğünden türemiştir. Kentin en yaygın adı Tieion'dur. Bu sözcük, kentin kurucusu, din adamı Tios' tan gelmektedir.

Günümüzde birinci ve ikinci derece sit alanları bulunan Filyos'ta, arkeolojik yüzey araştırmalarına göre, antik Tieion kenti bir akrapol, iki nekrapol alanları ile sular altında kalan antik bir mendirekten / limandan oluşmuştur. Romalılar döneminde yapılan kale, harabe durumunda bir mabet (tapınak), amfi tiyatro ve büyük bir yapıya ait olduğu sanılan üç kemerli bir duvar, Çayır Mağarası'ndan çıkan suyu kente taşıyan su kemeri kalıntıları günümüze kadar ulaşabilen kültürel değerlerdir. Bu tarihsel eserlerden kale ve amfiteatr 2001 yılında restore edilmeye başlanmış ve çalışmalar halen sürmektedir. Ayrıca denize hakim tepede kalesi, Ateş Tuğlası Fabrikası sınırları içindeki kent kalıntıları, toprak altında kalan açık hava tiyatrosu, kilise ve su kemerleri halen gözle görülebilen kalıntılardır.

Arzu eden kongre katılımcıları 6 Ekim Cumartesi Günü Filyos Kalesi ve Filyos Beldesi gezisine katılabilirler.